23 Eylül 2006

Levi's RedWire - Muzi

Satış; talebin olmadığı noktada başlar!

Hedef kitlenizin hali hazırda severek, isteyerek ve bolca tükettiği bir ürününüz varsa satış çok daha kolaydır. Daha çok pazar payınızı ve rekabet gücünüzü korumaya odaklanırsınız. Ancak işe sıfırdan başlıyorsanız, ürününüz yeniyse ve henüz istediğiniz talep oluşmamışsa işin rengi değişir.

Başlarsınız kendinize sormaya; Hedef kitleye nasıl ulaşırım? Markamı nasıl tutundururum, beyinlere çakarım? Ürünümü nasıl konumlarım? Hangi startejiler daha uygun olur? vs vs vs... İşte ben bugünlerde bu soruları sıkça soruyorum kendime! :)

Doğan Holding'in çil çil paraları saydığı, Doğan Elektronik Muzik şirketinin kendi DRM ile piyasaya sunacağı müzik ve eğlence platformu MUZİ için düşünüyorum, taşınıyorum, kaşınıyorum! Şimdi burada şirketin geleceğe dönük stratejisini ve planlarını yazmıyıcam elbette ama ilk meyvelerinden biri olan Levi's RedWire projesini paylaşmak istiyorum. 

 > Hedef kitle olarak bakıldığında Levi's ve Muzi örtüşüyor 
> Markanın konumlanması açısından geyet uygun ve başarılı 
> Diğer markalar için güzel bir interaktif kampanya örneği 
> Muzi markasının dolaşımı açısından harika 
> Levi's, Muzi ve Hedef Kitle üçlüsü için kazandıran bir model (Win-Win-Win)

Başlangıç için daha ne olsun? Değişik fikir ve projeler beynimde dönmekte ama herşeyin bir yeri ve zamanı var, olgunlaşma süreci var! :) Herşey bir anda ve kolayca olsaydı sektördeki bunca insana ne ihtiyaç olurdu? Daha da önemlisi daha iyisini, etkilisini ve başarılısını aramazdık! :) Gidin, oynayın, eğlenenin, müziklenin... www.levisredwire.com

17 Eylül 2006

Borga Dinçler @ YTU Marketing Class

Google'da bloglarımın arama sonuçlarımı araştırıken 17 Mart 2006 tarihinde Yıldız Teknik Üniversitesi - İletişim Tasarımı Bölümünde gerçekleştirdiğim sunuma rastladım... Hoşuma gitti! :) Meraklısına; YTU Mktg Class Sunum

22 Ağustos 2006

Erkek adam berberini değiştirmez! mi? by Alemşah

Biraz önce inanılmaz güzel bir yazı okudum... Hani o kadar yazılır çizilir pazarlamanın altın kuralları, gümüş bilmem neleri. Hepsini geçin bunların, işin teorisinin değil de pratiğinin ne kadar önemli olduğunu okuyun; http://www.deneyimler.net/?p=51 Ayrıca denemesi de bedava! Gidin Polcenter'a yaşayın :)

18 Ağustos 2006

Time en cool 50 Web sitesini seçti (bak sen!)

Dünyaca ünlü haber dergisi Time, dünyanın en cool 500 Web sitesini seçti. Yedi kategoriye ayrılan siteler arasında YouTube, Pandora, MySpace gibi siteler de bulunuyor...

***
Time bu konuda bir otorite midir? Kesinlikle hayır! Ama Amerikan halkının günlük hayatına, web sitelerine bakışını ve daha da önemlisi global olmak için nelere de dikkat etmek gerektiğini görebileceğiniz bir liste.

Zaten yazının bu blogda yer almasının amacı siteleri kurcalatmak, paye vermek değil. Gezinin hadi!
***

Bu yılın sonuçları Web 2.0'ın en pırıltılı örneklerini içeriyor. Bunlar, bilgilendirme ve eğlence için yeni yollar sunan yeni jenerasyon siteler. Her biri, blog ve video klipler gibi iletişimin tüm çeşitlerini tartışma, paylaşma, tüketme ve yaratma imkanları sunmanın en ön saflarında bulunuyor.

Eğlence, Sanat ve MedyaKeyif verici sitelerin değerlendirildiği bölüm:

Radyo: Pandora
Video blog: The
9.Sanat: Drawn!..
Yerel gösterimler: Sundance Splinks
Fotoğraf: Photo Muse
Ev sinemaları: Jumpcut
Yaşasın rock: Wolfgang's Vault
Podcast: Podcast Pickle
Video dünyası: YouTube

Alışveriş, yaşam tarzı ve hobilerLeziz yiyecekler, Hollywood modası ve ev ürünlerini kendileri yapmak isteyenlerin favorileri...

Takas: Zunafish
Aşçılık: Delicious Days
Satılık eşya: Mighty Goods
El sanatları: Not Martha
Anne-baba: Kids-In-Mind
Cep telefonları: Phone Scoop
Moda: Shop Intuition

Haber ve bilgi Web'deki en iyi savaş muhabiri siteler, gıcık eden spor blog'ları ve 'sosyal haber' kaşifleri...

Teknoloji: Digg
Kamu şirketleri: Footnoted
Onlara korsan yayın demeyin: The Morning News
Hayırseverlik: Charity Navigator
Spor: Deadspin
Alan haberciliği: Kevin Sites in the Hot Zone
Zamanı söyleyenler: The Human Clock
Politika: Tailrank

Bağlantıda kalanlar, büyük sosyal ağlar, anlık mesajlaşma merkezleri...

Eski arkadaşlar: Dodgeball
Küresel topluluklar: MySpace
Anlık mesajlaşma: Meebo
Karaoke kulübü: SingShot
Grup projeleri: Google Spreadsheets

Zaman geçmek içinÜnlülerle ilgili dedikodu siteleri, akılalmaz bilgisayar oyunları ve daha birçok suç içeren zevk...

Bulmaca: Number Logic
Ünlü dedikoduları: TMZ
Moral düzeltenler: Cute Overload
Boyama: Jackson Pollock by Miltos Manetas
Bedava oyunlar: Shockwave
Canavar parçalama: Yu-Gi-Oh Groove

Seyahat ve emlak; nerede ne var, bu hafta sonu ne yapmalı, restoran eleştirileri ve araba kiralama...

Nereye gitmeli, ne yapmalı: Yelp
Araba kiralama: Zipcar
Uçuş planları: Kayak
Ev ekspertizleri: Zillow
Parklar: Central Park
Bilet fiyatları: Farecast
Toplu taşıma: Hop Stop

Arama ve servis siteleri; yer ayırtma ve yemek ısmarlama, telefon numarası bulma ve arama motorları...

Genel ilgi alanları: Snap
Yemek ısmarlama: Seamless Web
İş dünyası: Accoona
Fotoğraf ve videolar: Pixsy
Telefon numaraları: Argali White & Yellow
Sağlık: Kosmix
Amatör yayıncılık: Blurb
Web'de güvenli dolaşım: McAfee SiteAdvisor

Tam metin için CNN Türk

27 Temmuz 2006

Altın Örümcek Heyecanı Başladı !

Biraz gecikmiş olsa da Türkiye'nin Web Oscarları olarak adlandırabileceğimiz Altın Örümcek 2006 için start verildi.

Sponsorlar olarak DorukNet ve Microsoft şu aralar adil ve konusuna hakim bir jüri oluşturmak için çalışmakta. Jüri üyesi olabileceğinizi düşünüyorsanız hemen Altın Örümcek web sitesini ziyaret edin. Muhtemelen Sonbahar gibi organize edilebilecek Altın Örümcek 2006 hakkında updateleri ara ara yazıyor olacağım.

Herkese başarılar...

14 Temmuz 2006

SMS Trendini Sürüdürüyor! What's Next?

Clickatell'in gerçekleştirdiği araştırmaya göre, iş dünyasının liderleri kısa mesaj servisini (SMS), müşteri hizmetleri, pazarlama, iş devamlılığı ve acil durum yönetimi alanlarında kritik bir araç olarak kullanmaya başladılar.

Araştırmaya göre SMS'in kritik bir iş aracı haline gelmesinin nedenlerinin başında, müşterilere her yerden anında ulaşabilmek ve servisin düşük maliyeti geliyor. Araştırmaya katılan 450 CEO ve CMO'nun %70'i SMS'i işlerini desteklemek için kullanırken, büyük çoğunluğu bu servisten müşteri hizmetleri alanında yararlanıyorlar. Ayrıca, dünyanın farklı yerlerinde ve farklı sektörlerinde pazarlamadan operasyon ve BT'ye farklı görev ve sorumluluklara sahip olan katılımcıların büyük çoğunluğu (%83), SMS'in çeşitli uyarı ve hatırlatma mesajlarını göndermek için en geçerli yöntemlerden biri olduğunu belirtiyorlar. Araştırmaya göre, mobil mesajlaşma 2007'de daha da yaygınlaşacak. Araştırmaya katılanların yarısı şirketlerinde SMS'i 2005 yılından beri kullanıyorlar. Katılımcıların tamamı, SMS daha etkin şekilde kullanıldığı taktirde, bundan en büyük faydanın müşteri hizmetleri alanında elde edileceğinde hemfikir. Asya-Pasifik bölgesindeki katılımcılar, en büyük ikinci potansiyel alanın pazarlama programları olduğunu düşünürken, Avrupa ve Kuzey Amerika'daki şirket yöneticileri, iş sürekliliğinin ikinci kullanım alanını oluşturacağını düşünüyorlar. (haber: http://www.hurriyet.com.tr/teknonet/4751986.asp?gid=58 )

Bana ne peki? SMS, özellikle Türkiye gibi marketlerde, kampanyalar başta olmak üzere sıkça kullanılan bir pazarlama aracı. Fakat ben mevcut trendin bu şekilde devam etmeyeceğine, etememesine inananlardan biriyim. Şöyle ki; - Neden bir kampanyaya katılmak için para vermeliyim? - Neden katıldığım numara daha sonraki süreçlerde beni SMS duyuru/reklam bombardımanı için kullanılsın? - Neden kampanyayı düzenleyen marka katılımcıları ile 18 karakterlik bir mesajla iletişim kurmaya zorlansın?

What's Next? Entegre İletişim Çalışması yapılan (İnternet/SMS/Radyo vb) ve Online-Offline karması bir faydayı içinde barındıran, iyi kurgulanmış, hedef kitleyi "olayın" içine alacak kampanyalar yapılacak. Bekleyiniz... çok yakında ;)

07 Temmuz 2006

DPİD ve Online Marketing

Geleneksel pazarlama iletişimi yaklaşımlarının dışında kalan stratejiler ve yöntemlerin pazarlama bütçelerinden aldıkları pay her geçen gün artıyor, alternatif mecraların kullanımı hızla yaygınlaşıyor.

Bu gelişmeye paralel olarak pazarlama hizmetleri sektöründe birbirinden çok farklı uzmanlık alanları ve bu alanlarda faaliyet gösteren şirketler doğuyor. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla gelişen bu sektöre yön verecek bir meslek örgütünün olmaması uzun zamandır bir eksiklik olarak hissediliyordu ... ve Eylül 2005'te DPİD (Doğrudan Pazarlama İletişimcileri Derneği) kuruldu.

Yukarıda www.dpid.org.tr sitesinde yazıldığı şekilde tanıttığım dernek çalıştığım firmaya da katılması yönünde teklif getirdi. Açıkçası, interaktif ajans olarak kendimi bu oluşumda çok da rahat hissetmeyeceğimi ajans başkanına ilettim. Amaçlarını aşağıdaki şekilde tanımlayan DPİD, bana göre çok güzel bir vizyon ve misyonla hareket ediyor. Ancak "online marketing" veya bir başka deyişle "interaktif marketing" kapsama alanı dışında kalıyor...

  • Sektör içi iletişimi güçlendirmek, hizmet sağlayan ve hizmet alanlar arasında sağlıklı bilgi akışı kurmak
  • Sektöre vizyon kazandırmak, itibarını yükseltmek
  • Sektörün sorunları için çözüm üretmek
  • Sektörü ilgilendiren konularda yasal ve idari mevzuatı takibetmek, gerekli değişiklikler için çalışmak, ilgili mercilerle görüşmek
  • Hizmet kalitesini yükseltmek için her kademeye yönelik eğitimler vermek
  • Hizmet standartlarını ve etik kuralları oluşturmak ve bunlara uyulmasını takibetmek
  • Haksız rekabete, kayıt dışı faaliyetlere karşı mücadele etmek
  • Hizmet alan ve hizmet veren arasındaki ilişkilere düzen getirmek, fiyatları belirleyen kriterleri oluşturmak

Peki biz interaktif ajanslar ne yapacağız? Üstelik bizim aslanlar gibi bir yarışmamız bile var! Altın Örümcek...

Üniversitelerde insan kaynağımızın yetiştiği bir sürü bölüm var. Bunlara kim yol gösterecek?

Bu sektörü kim regüle edecek? Yakında!.. Çok yakında ;)