Whether you are a parent or a business traveller, you will love this service! No more cry?
For more information visit http://www.etihad.com/family
05 Eylül 2013
29 Ağustos 2013
Hürkuş took off
Defence Turkey - Turkish Primary and Basic Trainer Aircraft Hürkuş took off
A nice detail: Registration of the aircraft is TC-VCH, in memory of Vecihi Hürkuş
A nice detail: Registration of the aircraft is TC-VCH, in memory of Vecihi Hürkuş
24 Nisan 2013
Türk’ün Türk’e pasaport kontrolü eziyeti
Kokpit'deki yeni yazım pek çoğumuzun ülkemize girerken ya da yurt dışına çıkarken yaşadığımız sıkıntıya değiniyor. Ayrıca Emirates ile yaptığım son iki uçuşa dair iki dikkat çeken noktayı da sizlerle paylaştım.
Türk’ün Türk’e pasaport kontrolü eziyeti
Türk’ün Türk’e pasaport kontrolü eziyeti
05 Nisan 2013
Which airplane?
A comparison between Airbus and Boeing, the two biggest commercial airplane companies on the planet...
03 Nisan 2013
Dubai A380 Terminali
Resmi olarak Ocak 2013’de açılan bu
yeni terminalin hikayesi Emirates’in dünyanın en büyük A380 filosuna sahip
olması ile paralel. Tek çatı altında yönetilen Dubai Havalimanı ve Emirates,
gerek A380 siparişleri ile büyüyen filoyu ve artan yolcu sayısını doğru yönetmek
gerekse A380’lerin fiziki farklılıklarına uygun bir terminalin yapımına yıllar
önce karar vermişlerdi.
Nitekim bu stratejik karar, Emirates’in A380 filosunun 30’u aştığı ve 59’unun yolda olduğu günlerde yeni terminalin de bu büyümeye paralel olarak devreye girmesini sağladı.
Nitekim bu stratejik karar, Emirates’in A380 filosunun 30’u aştığı ve 59’unun yolda olduğu günlerde yeni terminalin de bu büyümeye paralel olarak devreye girmesini sağladı.
Türkçe olarak “terminal” olarak
adlandırdığımız bu binayı aslında Emirates’in kullanımına tahsis edilmiş olan Terminal
3’ün bir uzantısı, yani İngilizce tabiri ile “Concourse” olarak tanımlamak daha doğru olur. Zira
Dubai Havalimanı idaresi de binayı “Concourse A” olarak isimlendirmiş durumda.
TEKNİK AÇIDAN BAKARSAK
Mevcut modern havalimanları gidiş ve geliş katlarının ayrı
olduğu binalardan oluşmakta ve yolcuların uçağa biniş ve inişleri uçağa yanaşan tek körükten
yapılmakta. A380 tipi uçaklarda ise uçağın her iki katının ayrı kapıları var.
Örneğin Emirates’in A380’lerinde üst kat tamamen First ve Business
kabinlere, alt kat ise tamamen Ekonomi kabini olarak ayrılmış durumda. Buna bağlı olarak yolcu biniş ve inişleri de ayrı
katlardan uçağa yanaşan iki alt ve bir üst olmak üzere toplam üç körükten yapılmakta.
GENİŞ ALANA İHTİYAÇ VAR
Bir diğer teknik detay da A380’lerin diğer tüm uçaklardan
daha geniş ebatları. Yine mevcut modern havalimanlarında körükler B747 /
B777 / A340 gibi geniş gövdeli uçaklara göre ayarlanmış durumda. Oysa A380ler kanat uzunluğu nedeniyle daha
geniş bir alana ihtiyaç duymaktalar. Bu nedenle pek çok havalimanı,
terminallerinin en son ve/veya köşelerde yer alan kapılarını ve körüklerini
A380 için adapte etme yolunu seçiyorlar. Fakat filonuzda 30’dan fazla A380
varsa doğal olarak bu uçağa göre inşa edilmiş, yolcuların biniş ve inişlerinin en sorunsuz ve güvenli
yapılabileceği bir terminale ihtiyaç duyuyorsunuz.
İşte bu temel sebeplerden dolayı, Emirates’in yanı sıra 27 Mart
2013 günü Avustralya rekabet kurumundan nihai onayı alınan Emirates – Qantas işbirliği çerçevesinde
bir diğer A380 müşterisi olan Qantas’ın da kullanacağı “Concourse A” dünyanın bir uçak
tipi baz alınarak inşa edilmiş ilk terminali olarak karşımıza çıkıyor. Concourse A;
528.000m2’lik bir alanı kapsıyor ve 20 kapısı ile yıllık 15 milyon yolcuya
hizmet verebilecek kapasitede.
BEKLENTİLERİNİZ YÜKSELTMEYİN
Daha önce Emirates’in A380’i ile
Terminal 3’den Business Class uçmuş biri olarak bu yeni terminalin de
premium yolculara yaraşır konforu sunduğuna eminim ama gelin biz bu sefer ekonomi yolcusunun gözünden
bakalım.
Öncelikle şunu belirtmekte
fayda var; Concourse A mevcut Terminal 3’ün ek binası olduğundan diğer tüm Emirates
uçuşlarında olduğu gibi check-in işlemleri, bagaj ve pasaport
kontrollerinin tamamı Terminal 3’de gerçekleşiyor. Pasaport sonrasında ise A380
ile gerçekleştirilen uçuşların yolcuları sağ taraftan istasyona geçiyorlar ve
yaklaşık 5-6dk süren bir tren yolculuğu ile Concourse A’ya ulaşıyorlar. Daha
sonra asansörler veya yürüyen merdivenler vasıtası ile gidiş katına
çıkıyorsunuz.
DUTY FREE MAĞAZALARI NASIL
KONUMLANDIRILDI?
Gidiş katı Terminal 3’den biraz farklı
olarak tasarlanmış. Terminal 3’de ortada yer alan ana yürüme yolu ve sağlı-sollu yerleşmiş duty free mağazaları yerine
Concourse A’da duty free mağazaları orta alana alınırken sağ ve sol tarafına ve kapıların hemen
önüne iki adet geniş koridor konumlanmış. Bu tasarım hakkında bir yorum
yapamayacağım zira dünyanın en başarılı duty free operasyonlarından
biri olan Dubai Duty Free eminim ticari olarak en doğru
konumlandırmayı yapmıştır diye düşünüyorum. Buna ek olarak Paul, Carluccio's gibi yeni yeme-içme
seçenekleri ve bir de şampanya barı bulunuyor.
YOLCULAR AYRILIYOR
Terminal hakkında detaylı bilgi için
Emirates’in websitesini ziyaret edebilirsiniz: http://www.emirates.com/english/flying/emirates-a380/hub.aspx
VE MADALYONUN DİĞER YÜZÜ…
Emirates 25 yıl önce havacılık
endüstrisine yeni bir soluk getirmiş, yeni uçakları, rahat kabinleri ve
hizmet anlayışı ile o dönemde hâkim durumda bulunan Avrupalı ve Asyalı
rakiplerini rahatsız etmiş ve yolcu memnuniyeti ile öne çıkmış bir havayoluydu.
Geçen yıllar içerisinde gerek dünya
sivil havacılığındaki dinamiklerin değişmesi gerekse ticari hedefler
nedeniyle diğer havayolları gibi Emirates’in de iş modeli ve hizmet
anlayışında değişikliklere gittiğini gözlemliyorum.
Elbette her havayolu premium
yolcuları ayrı bir sever, özen gösterir zira bu yolcular ortalama olarak bir
ekonomi yolcusunun ödediği fiyatın 4-5 katını öderler. Bu tip yolculara sunulan özel
bekleme salonları, transfer hizmetleri ve uçak içindeki konforun maliyetleri
hesaplandığında bile getirisi, havacılıktaki tabiri ile “yield”i yüksektir.
Ve çok daha kârlıdır. Buna bağlı olarak her havayolu premium yolculara yönelik sürekli farklı
ürünler geliştirir, ek konfor ve kolaylık getiren uygulamalara yönelirler.
Hemen hemen artık tüm havayollarında
yer alan yatar koltuklardan tutun Virgin Atlantic’in yıllar evvel başlattığı kabinde masaja,
THY’nin kabinde şef uygulamasından Singapur Havayollarının kanepe kıvamı
koltuklarına kadar uzun bir liste oluşur.
ÇITA YÜKSELDİ AMA…
Fakat özellikle Emirates’in
A380’lerin devreye girmesi ile bu alanda çıtayı epey yükselttiğini
gözlemliyoruz. Üst katta yer alan ve tüm premium yolcuların kullanabildiği Sky Bar ve
sadece First Class yolcularına sunulan havada duş imkanı sınırları zorlayan hoş yenilikler.
Peki premium yolcular için bu kadar
ürün geliştiren, terminalde ve uçakta ayrı katlar ve dolayısıyla ayrı
dünyalar sunan Emirates ekonomi sınıfında da neden benzer yeniliklerin öncüsü
olmuyor hatta bazı noktalarda geriye gidiyor? Bir önceki yazımda bahsettiğim kabin ekipleri
ve daha önceki bir yazımda konusu geçen ekonomi kabini servisinde ve ikramında
düzeltilmesi gereken noktalar göz önüne alındığında insanın aklında pek çok soru işareti oluşuyor. Acaba bu gelir
odaklı yaklaşım premium yolculara yönelik yeniliklere ve hizmete fazlasıyla
odaklandığından ekonomi yolcularını es mi geçiyor?
Elbette Emirates’in bu konuda ne tür
çalışmalar ve hazırlıklar içerisinde olduğunu ve ekonomi
sınıfına yönelik olası yeniliklerini şu anda bilemiyoruz. Dileğimiz premium
yolculara yönelik yaratıcı ve yenilikçi yaklaşımın bir benzerinin ekonomi yolcuları
için de geliştirilmesi.
TÜRKİYE’DEKİ DURUM NASIL?
Henüz hiç bir Türk havayolu şirketinin
A380’inin olmaması ve yine hiçbir havayolunun Türkiye’ye olan uçuşlarında A380
kullanmaması nedeniyle henüz gündemimizde olmayan bir konu bu.
İstanbul’un her iki havalimanının da A380’lere hizmet verebilecek
durumda olduklarını biliyoruz fakat THY’nin olası bir A380 filosu için daha
hızlı bir operasyon için üçüncü havalimanını bekliyor. Buna bağlı olarak THY
yönetiminin A380/B747-800 siparişini ertelemesi ve önümüzdeki 5 yıllık
filo planlamasında A330/B777 ile yola devam etmesi çok doğru bir karar
olarak gözüküyor.
Kim bilir belki de Emirates Atina’dan
sonra Istanbul’u da tarifeli A380 seferleri planına ekler, biz de bu yeni nesil süper
jumbo ile nasıl başa çıkabildiğimizi gözlemleyebilir, bu tecrübe ile havalimanlarımızı geliştirebiliriz…Bu yazı aynı zamanda kokpit.aero sitesinde yayımlanmıştır.
24 Şubat 2013
Share a Smile by Emirates
Emirates airline is putting a smile on your face with its latest campaign...literally. Titled ‘Share a Smile’, it has created 29 videos in 14 languages of its cabin crew expressing quirky and unusual expressions and greetings from around the world.
Emirates’ crew explain the meaning behind popular local phrases like ‘Don’t make an elephant out of a fly’ (Russian), ‘You’re so pretty it made a bang’ (Cantonese), and ‘You’re the cat’s whiskers’ (English). There is also a compilation behind the scenes out-takes video showing the fun the crew had making the films.
This is the latest step in Emirates’ global brand campaign Hello Tomorrow...
Emirates’ crew explain the meaning behind popular local phrases like ‘Don’t make an elephant out of a fly’ (Russian), ‘You’re so pretty it made a bang’ (Cantonese), and ‘You’re the cat’s whiskers’ (English). There is also a compilation behind the scenes out-takes video showing the fun the crew had making the films.
This is the latest step in Emirates’ global brand campaign Hello Tomorrow...
02 Şubat 2013
Körfez havayollarının Hindistan çıkartması
Körfez bölgesinde Abu Dhabi merkezli Etihad ve Doha merkezli Qatar Airways, gözünü Hindistan pazarına dikti. Hangi Arap şirketi hangi Hintli havayoluna ortak olacak?
Uzun süren bu boşluk özel havayollarının ekmeğine yağ sürdü. Önce 90’lı yılların başında Jet Airways, sonrasında 2000’li yılların başında Kingfisher havayolları piyasaya girdi ve çok kısa sürede ciddi pazar paylarına ulaştılar. Akabinde yine 2000’li yılların başında piyasaya giren IndiGo, Air Deccan, Go Air ve SpiceJet gibi low-cost havayolları henüz sağlıklı ve sürdürülebilir yapıya tam olarak kavuşamamış bu iki lider özel havayolunu rekabetçi politikaları ile zorlamaya başlarken aslında sektörün bugünkü duruma gelişinin de yolunu açtılar.
Dünyanın sayılı beş yıldızlı havayollarından biri olan Kingfisher - ki şu anda liste dışı kaldı - geçtiğimiz aylarda uçuşlarını durdurmak zorunda kaldı. Uçuş sertifikasını tamamen kaybetmemek ve yeniden gökyüzüne dönmek için ciddi yatırıma ihtiyaç duymakta.
Son zamanlarda adı Star Alliance’ın olası Hintli üyesi olarak geçen Jet Airways ise Eylül 2012 itibariyle 2,3 milyar dolar olan borcunu azaltmak ve Kingfisher ile benzer bir sonu paylaşmamak için yatırımcı aramakta.
Buna paralel olarak Qatar Airways’in ne yapacağı merak konusu. Adı SpiceJet ile anılan havayolunun aslında bir low-cost kolu bulunmuyor. Dolayısıyla Qatar’ın SpiceJet’den hisse alması durumunda bir low-cost taşıyıcı projesini de hayata geçirmesi söz konusu olabilir. Emirates’in FlyDubai ile yakaladığı başarı Qatar Airways için iyi bir örnek teşkil ediyor. Bu proje gerçekleşirse IndiGo da sürpriz yapabilir.
Havayolu ittifaklarına oldukça mesafeli duran ve tarihinde ilk ve tek ortak uçuş anlaşmasını yakın zamanda Avustralyalı Qantas ile imzalayan Emirates’i stratejisi gereği bir tarafa bırakırsak, Etihad ve Qatar Airways’in şu günlerde finansal sıkıntılar yaşayan Hintli havayollarına ilgi göstermesi çok da şaşırılacak bir durum değil.
Bunun birden fazla sebebi var;
Hindistan, havacılıkta “etnik trafik’ olarak tanımlanan, kendi ülkeleri dışında yaşayan ve çalışan kişiler ile onların yakınları tarafından yapılan seyahatler açısından, Körfez havayollarının çok önem verdiği bir pazar. Zira gerek Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) gerekse Katar’ın nüfuslarının yüzde 50’den fazlası Hintli. Hint yarımadası olarak bakarsanız –ki bu coğrafi tanım Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Nepal, Bhutan ve Sri Lanka’yı ifade ediyor- bu oran %70’lere dayanıyor.
DERİN İLİŞKİ
Bunun ne ifade ettiğini anlamak için şöyle bir örnek verelim; Türkler toplam Almanya’nın nüfusunun sadece %4-5’lik bir kısmını oluştursalar bile iki ülkenin ilişkilerini ne kadar etkiledikleri aşikâr. Körfezde bunun 10 katı büyük ve derin bir ilişki söz konusu.
Diğer en önemli sebep de Hintli havayollarının kısıtlı uçuş ağlarının, dünyanın çok çeşitli şehirlerine yerleşmiş milyonlarca NRI – Non Resident Indian (Yerleşik olmayan Hintli) göçmenin ihtiyaçlarına karşılık verememesi. Bu nedenledir ki THY de dahil uçuş ağı geniş havayolu şirketleri Hindistan pazarında oldukça kuvvetliler.
Üçüncü sebep ise 1.2 milyarlık nüfusu, gelişen ekonomisi ve doğal olarak artan iç hat trafiği ile Hindistan’ın başlı başına bir büyük pazar oluşu.
HİNDİSTAN’DAKİ SEKTÖRÜN ÇIKMAZI
Hindistan sivil havacılığının genel olarak içerisinde bulunduğu çıkmaz aşikar. 1994 yılında gerçekleşen regülasyon öncesinde Air India Hindistan’ın dış hatlarda uçan tek havayoluyken Indian Airlines iç hatlarda ve bazı yakın dış hatlarda hizmet veriyordu.
Regülasyon sonrası gerek iç hatlarda gerekse dış hatlarda uçmaya başlayan yeni nesil özel havayolları, sürekli zarar eden, politik sebeplerden dolayı şişmiş kadroları ve çıkar çatışmaları ile uğraşan devlete ait bu iki şirketi bir anda uçurumun kenarına getirdi.
Bu iki şirketi birleştirerek daha güçlü tek bir havayolu yaratma çabası da bir çözüm olmadı zira hiç personel çıkarmadan gerçekleşen bu birleştirme yarardan çok zarar getirdi. Hatta yaşanan grevlerin ve uçuş iptallerinin ardından THY’nin de üyesi olduğu Start Alliance Air India’ya yapmış olduğu üyelik davetini askıya aldı.
ÖZEL SEKTÖR İNANILMAZ HIZLI BÜYÜDÜ
Uzun süren bu boşluk özel havayollarının ekmeğine yağ sürdü. Önce 90’lı yılların başında Jet Airways, sonrasında 2000’li yılların başında Kingfisher havayolları piyasaya girdi ve çok kısa sürede ciddi pazar paylarına ulaştılar. Akabinde yine 2000’li yılların başında piyasaya giren IndiGo, Air Deccan, Go Air ve SpiceJet gibi low-cost havayolları henüz sağlıklı ve sürdürülebilir yapıya tam olarak kavuşamamış bu iki lider özel havayolunu rekabetçi politikaları ile zorlamaya başlarken aslında sektörün bugünkü duruma gelişinin de yolunu açtılar.
AŞIRI REKABET ŞİRKETLERİ SARSTI
Jet Airways low-cost kolu olan Jet Lite ile Kingfisher ise satın aldığı Air Deccan ile bu low-cost rekabetini kırmaya çalıştılar. Fakat bu öldüresiye rekabetin sonuçları pek de iç açıcı olmadı. Her geçen gün düşen fiyatlar, plansız büyüme ve sineye çekilen zararlar Hint havayolu sektörünü bugünkü sıkıntılı noktaya getirdi.
Dünyanın sayılı beş yıldızlı havayollarından biri olan Kingfisher - ki şu anda liste dışı kaldı - geçtiğimiz aylarda uçuşlarını durdurmak zorunda kaldı. Uçuş sertifikasını tamamen kaybetmemek ve yeniden gökyüzüne dönmek için ciddi yatırıma ihtiyaç duymakta. Son zamanlarda adı Star Alliance’ın olası Hintli üyesi olarak geçen Jet Airways ise Eylül 2012 itibariyle 2,3 milyar dolar olan borcunu azaltmak ve Kingfisher ile benzer bir sonu paylaşmamak için yatırımcı aramakta.
KURTULUŞ PETROL DOLARINDA MI?
Her iki havayolunun da ilk çaldıkları kapı Körfez oldu. Fakat istikrarlı büyümeleri ve yabancı havayollarından aldıkları hisselerle öne çıkan körfez havayollarını yatırıma ikna etmek çok da kolay olmadı. Zira Hint kanunları yabancıların hisse oranlarını sınırlandırıyor ve daha da önemlisi Hindistan’da devletin, daha doğrusu politikacıların havayolları üzerindeki çıkar odaklı baskıları potansiyel yatırımcıyı caydırıyordu. Yakın zamanda değişen kanun ile yabancı hisse oranının yüzde 49’a çıkartılması ve verilen bazı güvenceler ile sorunlar aşıldı.
HİNT PAZARINDA EŞLEŞME NASIL OLUR?
Hindistan’da yaşadığım dönemde yukarıda ismi geçen havayollarının tamamı ile uçtum. Hizmet kalitesi ve ürün olarak Körfez havayollarının hisse satın alarak işbirliğine girebilecekleri aslında dört şirket var; Jet Airways, Kingfisher, SpiceJet ve IndiGo.
BAE gazetelerinde yer alan haberlere göre her an gerçekleşebilecek ilk satın alma Etihad’dan gelecek gibi görünüyor. Etihad’ın tahminen 300 milyon dolar civarında bir yatırım ile Jet Airways’in yüzde 24 hissesini alması an meselesi.
Buna paralel olarak Qatar Airways’in ne yapacağı merak konusu. Adı SpiceJet ile anılan havayolunun aslında bir low-cost kolu bulunmuyor. Dolayısıyla Qatar’ın SpiceJet’den hisse alması durumunda bir low-cost taşıyıcı projesini de hayata geçirmesi söz konusu olabilir. Emirates’in FlyDubai ile yakaladığı başarı Qatar Airways için iyi bir örnek teşkil ediyor. Bu proje gerçekleşirse IndiGo da sürpriz yapabilir.
Şayet Qatar Airways Etihad’ın Jet Airways hamlesine aynı platformda yanıt vermek isterse Kingfisher’ı satın alabilir ve 5 yıldızlı iki havayolunun birlikteliğine imza atabilir.
EMIRATES’TEN HAMLE GELİR Mİ?
Emirates’in ise benzer bir hamlede bulunacağını düşünmüyorum ama FlyDubai’yi güçlendirmek adına low-cost tarafında bir açılım gelebilir ki bu Qatar Airways’in olası low-cost projesini daha başlamadan zorlayacak bir hamle olur.
Sanırım 28 Kasım 2012 tarihindeki yazımda bahsettiğim havayolu ittifaklarının Arap aşkından sonra (yazıyı okumak için tıklayınız) 2013 yılında heyecanla takip edilecek bir diğer konu da yine körfez havayollarının Hindistan maceraları olacak.
Bu yazı aynı zamanda kokpit.aero sitesinde yayımlanmıştır
Bu yazı aynı zamanda kokpit.aero sitesinde yayımlanmıştır
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





