04 December 2013

Widen Your World + Kobe vs Messi

Turkish Airlines has launched a new global communication campaign. There are two videos about this new concept; Widen Your World. I liked the first output of this new communication; 'Kobe vs Messi - The selfie shootout' commercial.



I also suggest you to have look at Turkish Airlines' Widen Your World site and watch the video there.

14 November 2013

Türk Hava Yolları'nın Sao Paulo uçuşları ve yeni ikram konsepti...

Kokpit.aero'da yayımlanan THY'nın Sao Paulo uçuşları ve yeni ikram konsepti hakkındaki yeni yazım / My recent article (in Turkish) about Sao Paulo flights and new catering concept of Turkish Airlines.

>>> THY'nin yeni kram konseptini Borga Dinçler test etti!

09 October 2013

World Routes Awards 2013 Winners announced

Here is the list of bests of our industry;

Over 50m Passengers
  • Singapore Changi Airport Group - Winner 
  • Amsterdam Airport Schiphol – Highly Commended 
  • Dubai International Airport – Highly Commended 
  • Soekarno-Hatta International Airport 
  • Suvarnabhumi International Airport 
Between 20-50m Passengers
  • Copenhagen Airport - Winner 
  • Incheon International Airport – Highly Commended 
  • Munich Airport – Highly Commended 
  • Kunming Wujiaba International Airport 
  • Sheremetyevo International Airport 
  • Vienna International Airport Between 
4-20m Passengers
  • San Diego International Airport - Winner 
  • Auckland Airport – Highly Commended 
  • Brussels Airport – Highly Commended 
  • Athens International Airport 
  • Istanbul Sabiha Gökçen International Airport 
Under 4m Passengers 
  • Darwin International Airport - Winner 
  • Kilimanjaro International Airport – Highly Commended 
  • Shannon Airport – Highly Commended 
  • Ekaterinburg Koltsovo Airport 
  • Kyiv International Airport (Zhuliany) 
Destination
  • Tourism Australia - Winner 
  • Greater Fort Lauderdale Convention and Visitors Bureau – Highly Commended 
  • Turismo de Tenerife – Highly Commended 
  • Republic of Turkey, Ministry of Culture and Tourism 
  • Seychelles Tourism Board 
Overall Winner 
  • Tourism Australia
This is the first time that a tourism authority has taken the top spot in the World Routes Awards

07 October 2013

World Routes 2013

Last year we have organized World Routes in Abu Dhabi and that was a fantastic experience for all of us. You may read my related post here; World Routes 2012 Abu Dhabi

This year around 300 airlines, 750 airports and over 100 destinations are currently heading to Las Vegas for World Routes, the 19thWorld Route Development Forum, to discuss the future of air services across the globe in more than 8,000 pre-arranged face-to-face meetings and three high-profile conferences.

The world’s most important commercial aviation event of its kind will take place on 5-8 October 2013, co-hosted by Las Vegas Convention & Visitors Authority (LVCVA) and Las Vegas McCarran International Airport.

Visit World Routes 2013 page to follow event and read the latest news...

05 September 2013

Etihad Flying Nanny

Whether you are a parent or a business traveller, you will love this service! No more cry?


For more information visit http://www.etihad.com/family

24 April 2013

Türk’ün Türk’e pasaport kontrolü eziyeti

Kokpit'deki yeni yazım pek çoğumuzun ülkemize girerken ya da yurt dışına çıkarken yaşadığımız sıkıntıya değiniyor. Ayrıca Emirates ile yaptığım son iki uçuşa dair iki dikkat çeken noktayı da sizlerle paylaştım.

Türk’ün Türk’e pasaport kontrolü eziyeti


05 April 2013

Which airplane?

A comparison between Airbus and Boeing the two biggest commercial airplane companies on the planet...



03 April 2013

Dubai A380 Terminali


Resmi olarak Ocak 2013’de açılan bu yeni terminalin hikayesi Emirates’in dünyanın en büyük A380 filosuna sahip olması ile paralel. Tek çatı altında yönetilen Dubai Havalimanı ve Emirates, gerek A380 siparişleri ile büyüyen filoyu ve artan yolcu sayısını doğru yönetmek gerekse A380’lerin fiziki farklılıklarına uygun bir terminalin yapımına yıllar önce karar vermişlerdi. 

Nitekim bu stratejik karar, Emirates’in A380 filosunun 30’u aşğı ve 59’unun yolda olduğu günlerde yeni terminalin de bu büyümeye paralel olarak devreye girmesini sağladı.
Türkçe olarak “terminal” olarak adlandırdığımız bu binayı aslında Emirates’in kullanımına tahsis edilmiş olan Terminal 3’ün bir uzantısı, yani İngilizce tabiri ile “Concourse” olarak tanımlamak daha doğru olur. Zira Dubai Havalimanı idaresi de binayı “Concourse A” olarak isimlendirmiş durumda.
TEKNİK AÇIDAN BAKARSAK
Mevcut modern havalimanları gidiş ve geliş katlarının ayrı olduğu binalardan oluşmakta ve yolcuların uçağa biniş ve inişleri uçağa yanaşan tek körükten yapılmakta. A380 tipi uçaklarda ise uçağın her iki katının ayrı kapıları var. Örneğin Emirates’in A380’lerinde üst kat tamamen First ve Business kabinlere, alt kat ise tamamen Ekonomi kabini olarak ayrılmış durumda. Buna bağlı olarak yolcu biniş ve inişleri de ayrı katlardan uçağa yanaşan iki alt ve bir üst olmak üzere toplam üç körükten yapılmakta.
GENİŞ ALANA İHTİYAÇ VAR
Bir diğer teknik detay da A380’lerin diğer tüm uçaklardan daha geniş ebatları. Yine mevcut modern havalimanlarında körükler B747 / B777 / A340 gibi geniş gövdeli uçaklara göre ayarlanmış durumda. Oysa A380ler kanat uzunluğu nedeniyle daha geniş bir alana ihtiyaç duymaktalar. Bu nedenle pek çok havalimanı, terminallerinin en son ve/veya köşelerde yer alan kapılarını ve körüklerini A380 için adapte etme yolunu seçiyorlar. Fakat filonuzda 30’dan fazla A380 varsa doğal olarak bu uçağa göre inşa edilmiş, yolcuların biniş ve inişlerinin en sorunsuz ve güvenli yapılabileceği bir terminale ihtiyaç duyuyorsunuz.
İşte bu temel sebeplerden dolayı, Emirates’in yanı sıra 27 Mart 2013 günü Avustralya rekabet kurumundan nihai onayı alınan Emirates – Qantas işbirliği çerçevesinde bir diğer A380 müşterisi olan Qantas’ın da kullanacağı “Concourse A” dünyanın bir uçak tipi baz alınarak inşa edilmiş ilk terminali olarak karşımıza çıkıyor. Concourse A; 528.000m2’lik bir alanı kapsıyor ve 20 kapısı ile yıllık 15 milyon yolcuya hizmet verebilecek kapasitede.
BEKLENTİLERİNİZ YÜKSELTMEYİN
Daha önce Emirates’in A380’i ile Terminal 3’den Business Class uçmuş biri olarak bu yeni terminalin de premium yolculara yaraşır konforu sunduğuna eminim ama gelin biz bu sefer ekonomi yolcusunun gözünden bakalım.
Öncelikle şunu belirtmekte fayda var; Concourse A mevcut Terminal 3’ün ek binası olduğundan diğer tüm Emirates uçuşlarında olduğu gibi check-in işlemleri, bagaj ve pasaport kontrollerinin tamamı Terminal 3’de gerçekleşiyor. Pasaport sonrasında ise A380 ile gerçekleştirilen uçuşların yolcuları sağ taraftan istasyona geçiyorlar ve yaklaşık 5-6dk süren bir tren yolculuğu ile Concourse A’ya ulaşıyorlar. Daha sonra asansörler veya yürüyen merdivenler vasıtası ile gidiş katına çıkıyorsunuz.
DUTY FREE MAĞAZALARI NASIL KONUMLANDIRILDI?
Gidiş katı Terminal 3’den biraz farklı olarak tasarlanmış. Terminal 3’de ortada yer alan ana yürüme yolu ve sağlı-sollu yerleşmiş duty free mağazaları yerine Concourse A’da duty free mağazaları orta alana alınırken sağ ve sol tarafına ve kapıların hemen önüne iki adet geniş koridor konumlanmış.  Bu tasarım hakkında bir yorum yapamayacağım zira dünyanın en başarılı duty free operasyonlarından biri olan Dubai Duty Free eminim ticari olarak en doğru konumlandırmayı yapmıştır diye düşünüyorum. Buna ek olarak Paul, Carluccio's gibi yeni yeme-içme seçenekleri ve bir de şampanya barı bulunuyor.
YOLCULAR AYRILIYOR
Ekonomi yolcularının kullandığı kapılar bu gidiş katında bulunurken First ve Business Class yolcuların kullandığı kapılar ve körükler, özel bekleme salonlarının da yer aldığı bir üst katta yer almakta. Gerek terminalde gerekse uçak içinde yapılan bu ayrım ekonomi yolcularının premium yolcuların uçağa geçip yerleşmesini ve “welcome drink”lerinin servis edilmesini beklememelerini sağlıyor. Diğer taraftan premium yolcular da “halk” ile karışmadan koltuklarına geçiyorlar. Böylelikle herkes bir şekilde ve kolayca uçağa geçip koltuğuna yerleşiyor.
Terminal hakkında detaylı bilgi için Emirates’in websitesini ziyaret edebilirsiniz: http://www.emirates.com/english/flying/emirates-a380/hub.aspx
VE MADALYONUN DİĞER YÜZÜ…
Emirates 25 yıl önce havacılık endüstrisine yeni bir soluk getirmiş, yeni uçakları, rahat kabinleri ve hizmet anlayışı ile o dönemde hâkim durumda bulunan Avrupalı ve Asyalı rakiplerini rahatsız etmiş ve yolcu memnuniyeti ile öne çıkmış bir havayoluydu.
Geçen yıllar içerisinde gerek dünya sivil havacılığındaki dinamiklerin değişmesi gerekse ticari hedefler nedeniyle diğer havayolları gibi Emirates’in de iş modeli ve hizmet anlayışında değişikliklere gittiğini gözlemliyorum.
Elbette her havayolu premium yolcuları ayrı bir sever, özen gösterir zira bu yolcular ortalama olarak bir ekonomi yolcusunun ödediği fiyatın 4-5 katını öderler. Bu tip yolculara sunulan özel bekleme salonları, transfer hizmetleri ve uçak içindeki konforun maliyetleri hesaplandığında bile getirisi, havacılıktaki tabiri ile “yield”i yüksektir. Ve çok daha kârlıdır. Buna bağlı olarak her havayolu premium yolculara yönelik sürekli farklı ürünler geliştirir, ek konfor ve kolaylık getiren uygulamalara yönelirler.
Hemen hemen artık tüm havayollarında yer alan yatar koltuklardan tutun Virgin Atlantic’in yıllar evvel başlattığı kabinde masaja, THY’nin kabinde şef uygulamasından Singapur Havayollarının kanepe kıvamı koltuklarına kadar uzun bir liste oluşur.
ÇITA YÜKSELDİ AMA…
Fakat özellikle Emirates’in A380’lerin devreye girmesi ile bu alanda çıtayı epey yükselttiğini gözlemliyoruz. Üst katta yer alan ve tüm premium yolcuların kullanabildiği Sky Bar ve sadece First Class yolcularına sunulan havada duş imkanı sınırları zorlayan hoş yenilikler.
Peki premium yolcular için bu kadar ürün geliştiren, terminalde ve uçakta ayrı katlar ve dolayısıyla ayrı dünyalar sunan Emirates ekonomi sınıfında da neden benzer yeniliklerin öncüsü olmuyor hatta bazı noktalarda geriye gidiyor? Bir önceki yazımda bahsettiğim kabin ekipleri ve daha önceki bir yazımda konusu geçen ekonomi kabini servisinde ve ikramında düzeltilmesi gereken noktalar göz önüne alındığında insanın aklında pek çok soru işareti oluşuyor. Acaba bu gelir odaklı yaklaşım premium yolculara yönelik yeniliklere ve hizmete fazlasıyla odaklandığından ekonomi yolcularını es mi geçiyor?
Elbette Emirates’in bu konuda ne tür çalışmalar ve hazırlıklar içerisinde olduğunu ve ekonomi sınıfına yönelik olası yeniliklerini şu anda bilemiyoruz. Dileğimiz premium yolculara yönelik yaratıcı ve yenilikçi yaklaşımın bir benzerinin ekonomi yolcuları için de geliştirilmesi.
TÜRKİYE’DEKİ DURUM NASIL?
Henüz hiç bir Türk havayolu şirketinin A380’inin olmaması ve yine hiçbir havayolunun Türkiye’ye olan uçuşlarında A380 kullanmaması nedeniyle henüz gündemimizde olmayan bir konu bu.
İstanbul’un her iki havalimanının da A380’lere hizmet verebilecek durumda olduklarını biliyoruz fakat THY’nin olası bir A380 filosu için daha hızlı bir operasyon için üçüncü havalimanını bekliyor. Buna bağlı olarak THY yönetiminin A380/B747-800 siparişini ertelemesi ve önümüzdeki 5 yıllık filo planlamasında A330/B777 ile yola devam etmesi çok doğru bir karar olarak gözüküyor.
Kim bilir belki de Emirates Atina’dan sonra Istanbul’u da tarifeli A380 seferleri planına ekler, biz de bu yeni nesil süper jumbo ile nasıl başa çıkabildiğimizi gözlemleyebilir, bu tecrübe ile havalimanlarımızı geliştirebiliriz…

Bu yazı aynı zamanda kokpit.aero sitesinde yayımlanmıştır.

24 February 2013

Share a Smile by Emirates

Emirates airline is putting on a smile with its latest campaign...literally. Titled ‘Share a Smile’, it has created 29 videos in 14 languages of its cabin crew expressing quirky and unusual expressions and greetings from around the world.

Emirates’ crew explain the meaning behind popular local phrases like ‘Don’t make an elephant out of a fly’ (Russian), ‘You’re so pretty it made a bang’ (Cantonese) and ‘You’re the cat’s whiskers’ (English). There is also a compilation behind the scenes out-takes video showing the fun the crew had making the films.

This is the latest step in Emirates’ global brand campaign Hello Tomorrow...



Click here to view all videos...

Here is the Turkish one; You're a genie - Cin gibisin

02 February 2013

Körfez havayollarının Hindistan çıkartması

Körfez bölgesinde Abu Dhabi merkezli Etihad ve Doha merkezli Qatar Airways, gözünü Hindistan pazarına dikti. Hangi Arap şirketi hangi Hintli havayoluna ortak olacak?

Havayolu ittifaklarına oldukça mesafeli duran ve tarihinde ilk ve tek ortak uçuş anlaşmasını yakın zamanda Avustralyalı Qantas ile imzalayan Emirates’i stratejisi gereği bir tarafa bırakırsak, Etihad ve Qatar Airways’in şu günlerde finansal sıkıntılar yaşayan Hintli havayollarına ilgi göstermesi çok da şaşırılacak bir durum değil.

Bunun birden fazla sebebi var;

Hindistan, havacılıkta “etnik trafik’ olarak tanımlanan, kendi ülkeleri dışında yaşayan ve çalışan kişiler ile onların yakınları tarafından yapılan seyahatler açısından, Körfez havayollarının çok önem verdiği bir pazar. Zira gerek Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) gerekse Katar’ın nüfuslarının yüzde 50’den fazlası Hintli. Hint yarımadası olarak bakarsanız –ki bu coğrafi tanım Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Nepal, Bhutan ve Sri Lanka’yı ifade ediyor- bu oran %70’lere dayanıyor.

DERİİLİŞKİ

Bunun ne ifade ettiğini anlamak için şöyle bir örnek verelim; Türkler toplam Almanya’nın nüfusunun sadece %4-5’lik bir kısmını oluştursalar bile iki ülkenin ilişkilerini ne kadar etkiledikleri aşikâr. Körfezde bunun 10 katı büyük ve derin bir ilişki söz konusu. 

Diğer en önemli sebep de Hintli havayollarının kısıtlı uçuş ağlarının, dünyanın çok çeşitli şehirlerine yerleşmiş milyonlarca NRI – Non Resident Indian (Yerleşik olmayan Hintli) göçmenin ihtiyaçlarına karşılık verememesi. Bu nedenledir ki THY de dahil uçuş ağı geniş havayolu şirketleri Hindistan pazarında oldukça kuvvetliler.

Üçüncü sebep ise 1.2 milyarlık nüfusu, gelişen ekonomisi ve doğal olarak artan iç hat trafiği ile Hindistan’ın başlı başına bir büyük pazar oluşu.

HİNDİSTAN’DAKİ SEKTÖRÜN ÇIKMAZI

Hindistan sivil havacılığının genel olarak içerisinde bulunduğu çıkmaz aşikar. 1994 yılında gerçekleşen regülasyon öncesinde Air India Hindistan’ın dış hatlarda uçan tek havayoluyken Indian Airlines iç hatlarda ve bazı yakın dış hatlarda hizmet veriyordu.

Regülasyon sonrası gerek iç hatlarda gerekse dış hatlarda uçmaya başlayan yeni nesil özel havayolları, sürekli zarar eden, politik sebeplerden dolayı şişmiş kadroları ve çıkar çatışmaları ile uğraşan devlete ait bu iki şirketi bir anda uçurumun kenarına getirdi.

Bu iki şirketi birleştirerek daha güçlü tek bir havayolu yaratma çabası da bir çözüm olmadı zira hiç personel çıkarmadan gerçekleşen bu birleştirme yarardan çok zarar getirdi. Hatta yaşanan grevlerin ve uçuş iptallerinin ardından THY’nin de üyesi olduğu Start Alliance Air India’ya yapmış olduğu üyelik davetini askıya aldı.

ÖZEL SEKTÖR İNANILMAZ HIZLI BÜYÜDÜ

Uzun süren bu boşluk özel havayollarının ekmeğine yağ sürdü. Önce 90’lı yılların başında Jet Airways, sonrasında 2000’li yılların başında Kingfisher havayolları piyasaya girdi ve çok kısa sürede ciddi pazar paylarına ulaştılar. Akabinde yine 2000’li yılların başında piyasaya giren IndiGo, Air Deccan, Go Air ve SpiceJet gibi low-cost havayolları henüz sağlıklı ve sürdürülebilir yapıya tam olarak kavuşamamış bu iki lider özel havayolunu rekabetçi politikaları ile zorlamaya başlarken aslında sektörün bugünkü duruma gelişinin de yolunu açtılar.

AŞIRI REKABET ŞİRKETLERİ SARSTI

Jet Airways low-cost kolu olan Jet Lite ile Kingfisher ise satın aldığı Air Deccan ile bu low-cost rekabetini kırmaya çalıştılar. Fakat bu öldüresiye rekabetin sonuçları pek de iç açıcı olmadı. Her geçen gün düşen fiyatlar, plansız büyüme ve sineye çekilen zararlar Hint havayolu sektörünü bugünkü sıkıntılı noktaya getirdi.

Dünyanın sayılı beş yıldızlı havayollarından biri olan Kingfisher - ki şu anda liste dışı kaldı - geçtiğimiz aylarda uçuşlarını durdurmak zorunda kaldı. Uçuş sertifikasını tamamen kaybetmemek ve yeniden gökyüzüne dönmek için ciddi yatırıma ihtiyaç duymakta. 

Son zamanlarda adı Star Alliance’ın olası Hintli üyesi olarak geçen Jet Airways ise Eylül 2012 itibariyle 2,3 milyar dolar olan borcunu azaltmak ve Kingfisher ile benzer bir sonu paylaşmamak için yatırımcı aramakta.

KURTULUŞ PETROL DOLARINDA MI?

Her iki havayolunun da ilk çaldıkları kapı Körfez oldu. Fakat istikrarlı büyümeleri ve yabancı havayollarından aldıkları hisselerle öne çıkan körfez havayollarını yatırıma ikna etmek çok da kolay olmadı. Zira Hint kanunları yabancıların hisse oranlarını sınırlandırıyor ve daha da önemlisi Hindistan’da devletin, daha doğrusu politikacıların havayolları üzerindeki çıkar odaklı baskıları potansiyel yatırımcıyı caydırıyordu. Yakın zamanda değişen kanun ile yabancı hisse oranının yüzde 49’a çıkartılması ve verilen bazı güvenceler ile sorunlar aşıldı.

HİNT PAZARINDA EŞLEŞME NASIL OLUR?

Hindistan’da yaşadığım dönemde yukarıda ismi geçen havayollarının tamamı ile uçtum. Hizmet kalitesi ve ürün olarak Körfez havayollarının hisse satın alarak işbirliğine girebilecekleri aslında dört şirket var; Jet Airways, Kingfisher, SpiceJet ve IndiGo.

BAE gazetelerinde yer alan haberlere göre her an gerçekleşebilecek ilk satın alma Etihad’dan gelecek gibi görünüyor. Etihad’ın tahminen 300 milyon dolar civarında bir yatırım ile Jet Airways’in yüzde 24 hissesini alması an meselesi.

Buna paralel olarak Qatar Airways’in ne yapacağı merak konusu. Adı SpiceJet ile anılan havayolunun aslında bir low-cost kolu bulunmuyor. Dolayısıyla Qatar’ın SpiceJet’den hisse alması durumunda bir low-cost taşıyıcı projesini de hayata geçirmesi söz konusu olabilir. Emirates’in FlyDubai ile yakaladığı başarı Qatar Airways için iyi bir örnek teşkil ediyor. Bu proje gerçekleşirse IndiGo da sürpriz yapabilir.

Şayet Qatar Airways Etihad’ın Jet Airways hamlesine aynı platformda yanıt vermek isterse Kingfisher’ı satın alabilir ve 5 yıldızlı iki havayolunun birlikteliğine imza atabilir.

EMIRATES’TEN HAMLE GELİR Mİ?

Emirates’in ise benzer bir hamlede bulunacağını düşünmüyorum ama FlyDubai’yi güçlendirmek adına low-cost tarafında bir açılım gelebilir ki bu Qatar Airways’in olası low-cost projesini daha başlamadan zorlayacak bir hamle olur.

Sanırım 28 Kasım 2012 tarihindeki yazımda bahsettiğim havayolu ittifaklarının Arap aşkından sonra (yazıyı okumak için tıklayınız) 2013 yılında heyecanla takip edilecek bir diğer konu da yine körfez havayollarının Hindistan maceraları olacak.

Bu yazı aynı zamanda kokpit.aero sitesinde yayımlanmıştır

18 January 2013

American Airlines - Change is in the air

American Airlines, the very first airline I worked for two years between 1995-1997 has changed its legendary 40 years old logo...

I think the old one was better and could be modernized...

11 January 2013

Emirates - Etihad - THY


Geçtiğimiz ay, son yıllarda gerek uçuş noktası gerekse filo bakımından büyüyen, Avrupalı ve Asyalı rakiplerinin korkulu rüyası haline gelen bu üç havayolu ile BAE – Türkiye arasında uçma şansı buldum. Bu yazımda adı geçen havayollarını ürün ve yolcu deneyimi açısından karşılaştırmak, yapılan pazarlama çalışmalarının ve alınan ödüllerin son tüketici olan yolcuya nasıl yansıdığını ele almak istiyorum.

Tarife
Her üç havayolu da doğudaki ve batıdaki uçuş noktalarını birbirine bağlamak adına dalga sistemi olarak adlandırılan bir uçuş planlaması yapmakta. Bu yapıda temel olarak uçuşlar birbirine bağlantı verecek şekilde planlanıyor ve yolcular çıkış  şehrinden kalkıp havayolunun merkezine (hub) indikten sonra 1-2 saatlik bir süre içerisinde varış şehrine doğru yola çıkabiliyor. Tabii her havayolu dalga sistemini kendi coğrafi konumuna, uçuş sürelerine ve en çok talep gören hatlarına göre ayarlıyor.

Örneğin THY’nin körfez bölgesinde günde tek sefer yaptığı Abu Dhabi, Doha vb. noktalardan uçuşları Istanbul’a sabah 06:00-07:00 aralığında inecek şekilde planlanıyor ki 08:00-09:00 aralığında kalkan Avrupa uçuşlarına ve sonrasında kalkan Amerika uçuşlarına rahat bağlantılar versin. Tabii bu durumda körfez ülkelerinden kalkışları da lokal saat ile sabah 02:30-03:30 civarında olmakta. Etihad’ın Abu Dhabi’den  ve Emirates’in Dubai’den kalkan uçuşları ise sizi daha az uykusuz bırakacak saatlerde.

Bu bölgede Dubai bir istisna; zira hem THY’nın hem de Emirates’in günde çift seferi mevcut. THY’nin ilk Dubai uçuşu yine sabah dalgasında. Emirates’in ise ikinci seferinin dönüşü gece 01:30 Dubai inişli olması sebebiyle biraz can sıkıyor zira evinize veya otelinize varışınız 04:00’ü buluyor.


Benim kişisel tercihim BAE’den Istanbul’a giderken THY’nın 08:20 Dubai – Istanbul veya Etihad’ın 09:40 Abu Dhabi – Istanbul uçuşları. Zira sabah makul bir saatte uyanıp öğlen Istanbul’da olabiliyorsunuz. Dönüşte ise Etihad’ın 14:05 Istanbul – Abu Dhabi veya Emirates ile 15:35 Istanbul – Dubai uçuşları hem Istanbul’da yarım gün geçirme  hem de BAE’ye akşam makul bir saatte inip ertesi gün işe sefil olmadan gitme olanağı tanıyor. Uykusuzluğu dert etmeyen ve Istanbul’da maksimum zaman geçirmek isteyenler için ise THY’nın gerek Abu Dhabi gerekse Dubai’den kalkan sabah dalgasındaki uçuşları ile gidiş ve yine THY’nın  akşam uçuşları ile dönüş ideal.

Türkiye’den BAE’ye ziyarete gelecekler için ise durum biraz farklı. Şayet bir arkadaşınızda değil de otelde konaklayacaksanız boşu boşuna bir gece daha otel ödemek yerine buraya iniş saatinizi otellerin check-in saatlerine göre ayarlamak en mantıklısı. Bu durumda sabah 07:05’de Dubai’ye inen THY uçuşu en uygun geliş seçeneği zira göz taraması, pasaport kontrolü ve bagaj işlerini hallettikten sonra otelinize varmanız 10:00’u bulur. Şanslıysanız hemen, değilse iki-üç saat içerisinde odanıza girmiş olursunuz. Dönüşte ise Dubai veya Abu Dhabi’deki zamanınızı maksimize edecek en geç uçak Emirates’in 14:35 Dubai – Istanbul uçuşu. Bu arada belirtmeden geçmeyelim Dubai – Abu Dhabi arası 1 saat olması sebebiyle her iki havalimanı da planlamada kullanılabilir. Hatta THY milleri ile uçacaksanız Abu Dhabi hattında daha rahat yer bulunuyor, benden söylemesi.

Uçaklar ve Kabin

Emirates tüm uçuşlarında Boeing 777-200 kullanmakta zira filosunda hiç dar gövdeli uçak yok. THY ise Abu Dhabi ve sabah Dubai uçuşlarını Airbus 321 ile, Dubai ikinci uçuşunu ise Boeing 777-300 veya Airbus 330 ile gerçekleştiriyor. 


Etihad ise yazın ve yoğun dönemlerde Abu Dhabi hattında A330 ile uçarken talebin nispeten düşük olduğu günlerde Airbus 320 kullanabiliyor. 

Elbette havayollarının reklamlarında kullanılan Business Class koltuklar, First Class kabinler, uçan aşçılar ve hatta uçağın arkasına konumlanmış barlar başka bir dünya, ekonomi sınıfı dünyası başka.

Genel olarak ekonomi kabinleri kıyaslandığında THY’nın Boeing 777-300 uçağı elbette içlerinde en güzeli ve rahatı. Ardından Etihad’ın A330 kabini gelmekte. Emirates ise özellikle B777-200’leri ile sınıfta kalıyor. 

Bunun yanında yine THY’nın A321’i ve Etihad’ın A320’si de gayet rahat fakat özellikle uçuşlar tam dolu olduğunda biraz sıkıntı yaratabiliyorlar.

Tüm bu uçaklarda yüzlerce filmin, belgeselin ve radyo kanalının bulunduğu kabin içi eğlence sistemleri standart. THY ve Emirates’de yakın zamanda hizmete sunulan Wi-Fi internet bağlantısı ise güzel ama ücreti belli değil. Yurtdışında normal roaming’e girdiğinizde bile data bağlantısı için yüklü faturalar öderken uçak içerisinde uydu üzerinden internete bağlanma fikri beni biraz korkuttu.

Her üç havayolu da sürekli yolcu sayılarını arttırdıkları için filolarını da bu talebe uygun olarak genişletiyorlar. Bu da popüler olan hatlarda havayollarının daha yüksek kapasitede uçak kullanma imkanı veriyor ki yakın zamanda Atina’ya dünyanın en büyük uçağı süper jumbo A380 ile uçmaya başlayacak olan Emirates Istanbul uçuşlarından birini A380’e çevirebilir. Etihad, yakında teslim almaya başlayacağı yeni nesil B787 Dreamliner uçaklarının kullanılacağı hatlar arasına Istanbul’u çoktan eklemiş durumda. Tüm bu gelişmeler yakın zamanda biz yolcuların daha yeni ve modern uçaklarda daha rahat uçuşlar yapmamızı sağlayacak.

Kabin Ekipleri, Yemekler ve Servis
Üç havayolu içerisinde en yardımcı ve halden anlayan yine  THY ekipleri. Sonrasında Etihad gelmekte. Emirates ise sanırım çok büyüdüğünden ekipler mekanikleşmiş, yolcuyu fazla umursamıyorlar. Elbette bunlar benim uçuşlarımda yaşadığım kişisel deneyimlerim ve farklı ekiplerle yapılan uçuşlarda farklı sonuçlar doğabilir.

Yemek konusunda Turkish Do&Co gerçekten bence fark yaratıyor. Yıllar yılı kahvaltı denildiğinde akla gelen yumurta-patates-sosis ezberini bozarak bize kaşarlı-mantarlı tost ve su böreği vermek bile farklı bir bakışı açısının olduğunu gösteriyor. Etihad kahvaltı vermek yerine servisi biraz sarkıtıp normal yemek vermekte. Emirates’in ise tüm uçuşlarında tercihi yemek, lakin özellikle Dubai çıkışlı uçuşlarda bazı yemek seçenekleri biz Türklerin ağız tadına pek uygun olmayan Hint/Asya baharatları ile pişmiş oluyor, dikkat. Emirates’e bir önemli not; istisnasız her uçuşta yemek servisinin başlaması en az 1 saati buluyor ve tepsiler yemek bittikten sonra çok uzun süre yolcuların önünde kalıyor ve rahatsızlık yaratıyor. Servis zamanlaması biraz optimize edilemez mi?

Burada bir önemli not da THY ve kabin şefleri için gelsin; pek çok havayolunda olduğu gibi THY da mil programını pazarlamak adına kabin anonsları yapıyor. Buna hiç bir itirazım yok zira sadık müşteri yaratmak çok önemli ve bu tip global havayollarının buna ihtiyacı var. Lakin bu anonsların zamanlamaları kabin şefleri tarafından ayarlanmalı ve mantıklı saatlerde yapılmalı zira 03:30’da Dubai’den kalkan, ana kabin ışıkları kapatılmış ve pek çok yolcunun uyduğu uçakta bir anda yüksek sesle yapılmaya başlanan Miles&Smiles tanıtımı yarardan çok zarar getiriyor. Halbuki aynı anons inişe geçmeden önce yapılsa hem daha az rahatsız edici olur, hem de etkili.

THY uçuş öncesi dağıttığı ve içerisinde çorap, uyku gözlüğü ve kulak tıpası çıkan ‘comfort kit’ ile Etihad ise yemek sonrası yaptığı Espresso, Sıcak Çikolata ve Cappuccino servisi ile fark yaratıyor. Ayrıca THY’nın yerli şarapları da servis etmesi Türk şarabının tanıtımı için güzel bir destek.

Havalimanları
Yolcu deneyimini etkileyen önemli bir unsur da havayollarının merkezleri, yani ‘hub’ları ve uçtuğu meydanda kullandığı terminal. Istanbul’da tüm havayolları tek terminali kullanırken dünyanın pek çok önemli havalimanlarında havayolları farklı terminalleri kullanıyor. Örneğin British Airways Londra Haethrow’un en yeni ve modern Terminal 5’i kullanırken Frankfurt’ta Lufthansa, Zürich’te SWISS ya da Asya havalimanlarında lokal havayolları ya mevcut terminalin en iyi tarafını ya da kendi terminallerini kullanıyorlar.

Bu yazıda ele aldığımız üç havayolu açısından bu konuda en avantajlısı Emirates zira Dubai havalimanının hem Terminal 3’,ü hem de Ocak 2013’de açılan ve sadece A380’lere hizmet veren terminali sadece Emirates’in kullanımına tahsis edilmiş durumda. Emirates’in bu avantajı Terminal 1’i kullanan THY da dahil diğer tüm havayolları için dezavantaj zira hem daha eski bir terminal hem de çok kalabalık. Özellikle Dubai varışlı uçuşlarda Terminal 1’de çok uzun göz taraması ve pasaport kuyrukları oluyor ve uçuşunuz iyi geçse bile keyfinizi kaçırıyor.

Etihad da Abu Dhabi’de benzer bir avantaja sahip. Terminal 3 tamamen Etihad ve hisse sahibi olduğu Virgin Australia ve Air Seychelles uçuşlarına tahsis edilmiş durumda. 2009 yılında açılan bu terminal kompakt ve yolculara hızlı hareket  imkanı sağlıyor. Tıpkı Dubai’de olduğu gibi burada da diğer tüm havayolları Terminal 1’i kullanmakta.

THY’na bakacak olursak; ülkemizdeki tüm diğer havalimanları gibi Istanbul Atatürk Havalimanı da havayolu ayrımı yapmadan herkese tek terminalden hizmet veren bir yapıya sahip. THY için ayrı check-in adaları, özel bekleme salonları vb. ayrıcalıklar sağlansa da bu konuda rakiplerine göre dezavantaj yaşıyor.

Yazıyı bu üç havayolunu karşılaştırmak için yazdım ve yazarken bir kez daha gördüm ki her üçünün de daha fazla yatırım yapmaları, odaklanmaları gereken alanlar var.  Fakat diğer taraftan yine bu üç havayolu – ki Qatar’ı da bu gruba dahil edebiliriz -  dünya sivil havacılığını pozitif anlamda değiştiriyor ve geliştiriyorlar. Hem kendi aralarındaki hem de Avrupalı ve Uzakdoğulu taşıyıcılarla giriştikleri rekabet neticede bizlere daha iyi ürün ve hizmet olarak yansıyor. 

İşin en ilginç tarafı bu dört havayolundan üçü 25 yıl önce yoktu, THY ise 1988 yılında büyümeye yeni başlamış orta ölçekli bölgesel bir havayoluydu. Bu önemli ayrıntıyı da ileride değerlendirmek sözü ile bu yazımızı noktalayalım.

2013 yılında herkese bol seyahat ve güzel uçuşlar dilerim...

Bu yazı aynı zamanda kokpit.aero sitesinde yayımlanmıştır.