31 May 2006

AB-ABD arasında ‘kişisel veri’ krizi (Bölüm II)

AB Adalet Divanı, Avrupalı uçak şirketlerinin yolcuların kişisel bilgilerini ABD’li yetkililerle paylaşmasını öngören anlaşmayı iptal etti.

AB üyesi ülkelerde faaliyet gösteren havayolu şirketleri ile ABD hükümeti arasında yapılan anlaşmada, uçak Avrupa’dan havalandığında yolcuların kişisel bilgileri ABD’li yetkililere bildirmesi öngörülüyordu. Yolcuların kimlik verileri arasında ad, soyad, adres ve kredi kartı bilgileri bulunuyor.

BİLGİLERİN SUİSTİMALİ RİSKİ
Avrupa Parlamentosu, ABD’nin kimlik verileri için gösterdiği ısrara, bilgilerin yerinde kullanılacağının garantisi olmadığı savıyla karşı çıkıyor. ABD hükümeti kişisel verilerden terörle mücadelede yararlanılacağını iddia ederken, AB Adalet Divanı ise bu verilerin suistimal edilebileceğini vurguluyor. Bu konuda esas karar makamı olan Avrupa Parlamentosu, nihai karar için Avrupa Birliği Adalet Divanı’na müracaat etmişti.

AB ADALET DİVANI: TALEBİN HUKUKİ DAYANAĞI YOK
Avrupa Adalet Divanı, ABD’nin talebinin hukuki bir dayanağının olmadığına hükmetti. Divan, Avrupalı şirketlere söz konusu anlaşmaya uyan yeni bir hukuk çerçevesi oluşturmaları için ek süre verdi. Divan, güvenlik amaçlı toplanan verilerin el değiştirmesinde bir sorun olmadığını, ancak ticari amaçlı toplanmış bilgilerin el değiştirmesinin ayrı bir hukuki düzenleme gerektireceğine karar verdi.

ABD TÜM YOLCULARI ‘TANIYACAK’
Washington hükümetinin bir yandan kişisel bilgilerin teslim edilmesine yönelik ısrarı sürerken, diğer yandan da bu bilgileri vermeyen havayolu şirketlerine ceza verilmesi ve iniş haklarının iptali gibi yaptırımlar koyacağı açıklandı. ABD’li yetkililer ayrıca, kişisel bilgilerin verilmemesi halinde yolcuların saatlerce kontrolden geçirileceği uyarısını dile getiriyor. 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra ABD havalimanlarındaki güvenliği artırmıştı.

Kaynak: www.ntvmsnbc.com
Haberin linki: http://www.ntvmsnbc.com/news/375069.asp

22 May 2006

Marketing Ideas / Pazarlama Fikirleri

Springwise
Springwise
Springwise

Takip etmenizi şiddetle tavsiye edeceğim bir site ve onun "newsletter"ı var. Springwise; dünya üzerinden en ilginç ve radikal pazarlama fikirlerini topluyor, hap yapıp size sunuyor, size de yutması kalıyor.

Bazı konular çok zorlama veya bizim kültürümüze ters kaçabilecek olsa da "marketing" kavramının altı nasıl doldurulur, çeşitlendirilir, zorlanır onu görüyorsunuz.

Bir de fikir havuzları var... göz atın!
http://www.springwise.com/ideas/

18 May 2006

Napster Geri Döndüüü...

Plak şirketlerinin 1 numaralı düşmanı, yeniden internette!

(İyi oldu)


ABD'de internet kullanıcıları arasında ücretsiz şarkı indirmedeki büyük şöhreti dolayısıyla plak şirketlerinin bir numaralı düşmanı haline gelen Napster, yeniden ücretsiz müzik işine döndü...

11 Mayıs 2006 Perşembe İnternette 1999'da ortaya çıkan ve 70 milyondan fazla kullanıcının bedava müzik indirdiği Napster, telif hakları yasasını çiğnediği için büyük kayıt şirketlerinin girişimiyle 2001'de mahkeme kararıyla kapatılmıştı.

Yeni reklam kaynaklarının mali desteğiyle webe geri dönen Napster yayınladığı açıklamayla 2 milyondan fazla şarkı kataloguyla müzikseverlere yasal ücretsiz müzik dinleme olanağı sunan ilk şirket olduğunu duyurdu.Napster'ın başlattığı uygulamaya göre, siteye üye olunduktan sonra bir şarkı 99 cent (yaklaşık 1,3 YTL) karşılığı bilgisayara indirilmeden önce 5 kez ücretsiz dinlenebiliyor ya da kullanıcı ayda 10 dolar karşılığında 2 milyonluk şarkı kataloguna kısıtlı erişim olanağı elde edebiliyor. ''Streaming'' uygulamasına göre dinlenebilen şarkılar, bilgisayarın katı diskine kaydedilemiyor ve bir başka cihaza nakledilemiyor.

Esas "cinlik" haberin devamında açıklanıyor...
Haberin Linki: http://teknoloji.milliyet.com.tr/detay.asp?id=1625
Kaynak: Milliyet

Borga'nın Yorumu:
İnternet Engellenemez!

15 May 2006

easyjet ve marketing

Avrupa'nın bir numaralı "budget airline"ı, yani ülkemizde oturan adıyla "hesaplı havayolu" easyjet çok yakında Türkiye pazarında...



Bu ne anlama geliyor peki?

- Başta THY olmak üzere Atlasjet, OnurAir ve Pegasus gerçek rekabet nedir anlayacaklar. Belki içlerinde en sağlamı Pegasus çünkü en Avrupai pazarlamayı yapan onlar.
- Tüm sektör bir ürün nasıl pazarlanır, nasıl insanların kafasına sokulur onu görecek. Bundan bir yıl sonra yurtdışına uçuş dendiğinde akla gelen ilk iki markadan bir olacak easyjet.
- Derdi, gerçekten Istanbul'dan X yere uçmak ve uçak darmış, yemek yokmuş dert etmeyen kitle 3 kuruşa uçabilecek, parasını gittiği yerde yemeğe, otele harcayıp daha efektif tatil yapacak.

Peki ben neden bu kadar ilgiliyim bu şirketle?
Seyahat tutkumu bşr yana bırakırsak, easyjet sadece ve sadece internet üzerinden bilet satan bir havayolu olarak bu ülkeye internetin ve online satışın "öcü" olmadığını insanların kafasına çakacak!

Türkiye müdürünü de atadı!
http://www.mediacatonline.com/haber.asp?haber=2372

Bir başka beklediğim marka ise Vodaphone...
Geliş şekli itibariyle ve memleketin telekominikasyon networkünün bu kadar içine girmesinden haz etmesem de Vodaphone da marketingin hakkını vererek girecek bu ülkeye.

Takipteyim... takip edin ;)

Bu konu ile ilgili olarak Smarketing yazısını okumanızı tavsiye ederim

09 May 2006

Kristal Elma

Reklamcılar Derneği tarafından bu sene 18ncisi düzenlenecek olan Kristal Elma organizasyonuna iş teslim süresi geçen hafta doldu.

İlk defa açılan OL32 kategorisi Online Reklam ve İnteraktif Kampanyalar yarışıyor ve doğal olarak iki çalışma ile katıldık. İki de web sitesi sokalım dedik, hazırladık, paketledik, gönderdik! İyi mi ettik köt mü ettik bilemiyorum ama sonuçlar 09 Haziran 2006'da belli olacak.

Merak edenler için yeni web sitesi www.kristalelma.org

03 May 2006

Philips’in ‘anti-zapping’ teknolojisi

Hollandalı elektronik devi Philips, izleyicinin reklamlarda kanal değiştirmesini engelleyen yeni bir teknoloji geliştirdi.

Televizyon izleyicileri reklamlarda kanal değiştirir, çünkü kimse dakikalarca reklam izlemek istemez. Ancak yeni bir yazılımla izleyici istese de istemese de reklamları izlemek zorunda kalabilir. Hollandalı Royal Philips’in geliştirdiği yeni teknoloji, yayıncı şirketin izlenen kanalı dondurmasına olanak veriyor. Böylece zap yapamayan izleyici reklamları izlemek zorunda kalıyor.

Yeni teknoloji için ABD’de patent alan Philips, kanal dondurma özelliğinin bazı özel programlarda uygulanacağını duyurdu. Yeni teknoloji televizyonların veya yayıncı kuruluşun dekoderlerinde bütünleşik olarak gelecek.

ZAPPING İÇİN EK ÜCRET
Philips, anti-zapping teknolojisinin izleyicilerin hoşuna gitmeyeceğini kabul ediyor. Patent anlaşmasında eklenecek bir maddeyle, izleyici yayıncı kuruluşa ek bir ücret ödeyerek anti-zapping özelliğini kaldırabilecek.

İSTERSE REKLAMLARI DA SİLEBİLİR
Philips sözcüsü Andre Manning, yazılımın tanıtıldığı basın toplantısında teknolojinin aynı zamanda reklamların izlenmesini de engelleyebileceğini belirtti. Manning, amaçlarının izleyicileri zorda bırakmak olmadığını, hedeflerinin bir filmi reklamlı ve reklamsız olarak iki türlü izlenmesini sağlamak olduğunu vurguluyor. Yeni teknolojiyle, yayıncı kuruluş filmin reklamlı ve reklamsız versiyonlarını farklı fiyatlardan izleyiciye satabilecek.

Şirket sözcüsü Andre Manning, yeni teknolojinin ürünlere yansıtılmayacağını, sektörün genel gelişimine katkısı olması amacıyla diğer şirketlerle paylaşılacağını dile getirdi.

Kaynak: ASSOCIATED PRESS

Problem şu; eğer Digiturk'ü ücretsiz izleyeceksem reklamlara katlanabilirim fakat Digiturk'e normal aylık ücretimi öderken bir de üstüne XX YTL daha vermezsen zap yapamayacaksın derlerse o kutuyu kafalarına atmak gerek. Zorla reklam/marketing olmaaaaz, olamaz!