29 June 2006

Türk Telekom vs British Telecom

İnternet Cafede 100 Mbps Erişim

İngiltere’nin Cornwall kentinde açılan bir internet cafesinde bilgisayarlar genişbandın 50 katı hızlı erişim sağlıyor. Altyapısı İngiliz telekom devi British Telecom tarafından yapılan kafede kullanıcılar saniyede 100 megabit (100 Mbps) hızla veri indirimi yapabiliyor.

BT yetkilileri, internet kafedeki kullanıcıların, Britannica ansiklopedisini dolduracak kadar bilgiyi içeren bir DVD’yi 15 dakikada indirebileceğini vurguluyor. Britannica’da 100 bin makale, 19 bin resim bulunuyor. Aynı içerik genişbant erişimle 5 saatte indiriliyor.

Kaynak: AA

Yorum: Şimdi British Telecom ve Türk Telekom aynı amaçla kurulmuş ve çalışan firmalar. Teorik olarak her ikiside faaliyet gösterdiği ülkede telekominikasyon hizmeti sunuyor. Peki ama neden TT beni aptal yerine koyuyor? Neden (gerçek) ADSL hala 256Kbps? Neden Cornwall'da kurulu o internet cafe'nin müşterisi adam benden bilmem kaç kat (hesapta zorlandım) hızlı bağlanıyor? TT ne yapıyor?

26 June 2006

TT'den İndirim Bombası

Memleketimde internet yerlerde sürünürken, ADSL halen sadece şanslı şehir ve kasabalarda mevcutken, gavur standart (en düşük) bağlantı hızını 1GB 'a çıkarmış ve daha da çıkarırken, biz standart ADSL hızı gerçekten 512MB'a çıksa diye dua ederken Türk Telekom'dan müthiş (!) bir hizmet atağı geldi.

Her halde bunu açıklerken şaka yapıyorlar filan diye düşündüm ama ciddiler... Yapıyorlar!
İşte bomba haber: (tam metin için link: http://www.ntvmsnbc.com/news/377013.asp)

TT’den dial-up bağlantıya indirim
Türk Telekom, dial-up internet bağlantı ücretlerinde 15 Haziran’dan geçerli olarak yüzde 15 oranında indirim yaptı.


İnternete 145, 200 ve 822’li hatlardan yapılan dial up bağlantılarda, normal saatlerde 207.3 saniye olan kontör atış süresi 243.9 saniyeye, indirimli saatlerde 414.6 saniye olan kontör atış süresi de 487.8 saniyeye çıktı. Yeni tarifeye göre, aynı ücrete yüzde 17 oranında daha uzun süreli internet erişimi imkanı sağlandığı, bunun da yüzde 15 oranında indirime karşılık geldiği belirtildi.

İndirim haberini bir toplantıda konuşan Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Paul Doany verdi. TT bünyesindeki TTNet’in Mayıs ayından itibaren ayrı bir şirket olarak internet sağlayıcılığı yapacağını belirten Doany, adil bir rekabet için TT’nin tüm servis sağlayacılarına eşit davranacağını söyledi.



Giden koca şirkete mi yanayım yoksa alamadığım hizmete mi?

Ben düşük bağlantı hızları nedeniyle iş yapamıyorum, projelerimi kabul ettirirken 40 takla atıyorum, işi sıkıştırıp optimize edecez diye bi tarafımızı yırtıyoruz! TT ne yapıyor? ADSL'i geliştirip, güçlendirip şu memlekete hayırlı bir iş yapacağına anlamsız kararlar açıklıyor. Özelleşince herşey süper olacaktı değil mi? Öyle demişti büyüklerimiz değil mi? İçinizden "acaba" geçmişti değil mi? Alın size özelleştirilmiş TT!

23 June 2006

Değişim Kaçınılmaz...

İnteraktif Ajansımız yeni yapılanmaya gidiyor...

Hayatımıza yeni iş süreçleri ve pozisyonlar duhul ediyor! Artık "Account Manager"larımız olacak, işleri production değil hakikaten management olacak. Tüm production sürecinin başına gelecek bir "Producer" var. Enteresan işler bunlar, zaman ve emek isteyen konular.

Peki biz kafayı mı yedik? Rahatımızı huzurumuzu bozup bu işlere kalkıştık?

Yooo... amaç daha efektif ve optimum çalışacak bir üretim ekibimizin olması ve ajansımızın focusunu "production"dan "marketing"e kaydırmak.

Du bakalım nolcak :)

12 June 2006

Kristal Elma - Plastik Armut

Valla entersan oldu Kristal Elma Ödül töreni...

Diğer kategoriler için yorum yapamam ama bizim tarafta (web siteleri ve interaktif reklam) bi gariplik vardı. Tavukçu'nun "en iyi websitesi" olması sürpriz değildi ancak diğer ödüller için aynı şeyi diyemiyorum. Bu konuda haftasonu Ali Atıf Bir'in "Kristal Statüko Yıkılacak İnşallah" başlıklı yazısı okunmaya değer ;)

Hadi onu geçtim, interaktif reklam kategorisinde 3 ödülünde aynı firmaya gitmesi normal değil. AD? Trafo? hiç mi çalışma mışız?

Ama neyse... bizim için bir ilkti ve beklentimiz yoktu. Seneye daha iyi hazırlanırız, gider alırız ödülümüzü nolcak? :)

Ödül töreni sonrasında önce TİM'in açıklığında daha sonra da "Plastik Armut"larımız elimizde Istanbul gecelerinde dolandık, güldük, eğlendik...

01 June 2006

Smart Marketing / Kişisel Bilgiler (Bölüm I)

Günümüzde marketingcilerin kafa yoruduğu en önemli konulardan biri hedef kitlesini tanımak ve onlara özel önermelerle iletişim yapmaktır. Bunu en doğru ve etkili yapabileceğiniz mecra ise internettir.

İnternette yapacağınız interaktif kampanyalar aracılığı ile kayıt altına aldığınız hedef kitlenizi firmanızın gereksinimler ve öncelikleri doğrultusunda segmente eder, zamanla detaylandırdığınız üye profillerine göre smart marketing yapma şansına kavuşusunur. Burada en önemli nokta, hiç bir mecrada olamayan özellik, kişilerin (üyelerin) kendi istekleri ile kişisel bilgilerini paylaşmış ve dozunda bir iletişime izin vermiş olmalarıdır. Elbette bu erişime sadece bu işi layığı ile yapan, bilinen ve güvenilir markalar sahip olabiliyor.

Bu tarzda oluşturulmuş, marka odaklı "web club"lara birkaç örnek vermek gerekirse Profilo'nun Profilo Online'ı, Lipton'un T-Corner'ı sayılabilir.

Yukarıda bahsettiğim ve sektörümle ilgili örnek, kişisel bilgilerin korunması ve paylaşılması konusundaki örneklerden sadece biri. Peki insanlar kişisel bilgilerin paylaşımında bu kadar hassas davranırken birileri terörü bahane edip sizin hayatınıza dalarsa ne olur?

11 Eylül (09/11)'den sonra ABD havayolu şirketleri yolcu bilgilerini hükümete iletmeye başlamıştı. Daha sonra bu kural ABD'ye sefer yapan tüm havayolları için bir mecburiyet halini aldı. (Buna milli havayolumuz THY de dahil). Avrupa'dan bu kurala karşı çıkan sadece bir şirket oldu, o da dünyada kişisel bilgilere en fazla özen gösteren İsviçre'nin havayolu SWISS.

Şimdi ne mi oldu? Avrupa'da buna dur dedi! Geç de olsa alınmış doğru bir karar. Hiç kimse veya kuruluş benim iznim olmadan kişisel bilgilerimi bir başkasına veremez, satamaz!

Yazının ikinci bölümünde NTVMSNBC'de bu konu ile ilgili yazıyı paylaşıyorum...